Periodontal hastalıkların çoğunluğu kronik iltihabı hastalıklardır ve çok ileri aşamalara gelmeden, ağrı gibi fark edilebilir belirtiler vermezler. Bu bağlamda periodontal hastalıklar, çok uzun yıllar boyunca ağızda mevcut olup kayda değer bir belirti vermeksizin ilerleyebilir ve diş kaybına neden olurlar. Dişeti kanaması periodontal hastalıkların her aşamasında görülen hemen hemen tek belirtidir.
Sağlıklı dişeti, açık pembe renkte, üzerinde şişlik olmayan sıkı yapıda, dişlerin çevresini düzgünce saran, fırçalama esnasında kanamayan, kurutulduğunda yüzeyi portakal kabuğu görünümünde olan bir dokudur. Sağlıklı dişeti varlığında, çekilme, kök yüzeylerinde açılma, genellikle de dişlerde sallanma beklenmez. Diş hekimleri ve periodontoloji uzmanları muayene esnasında öncelikle bu kriterleri inceler.
Dişeti hastalıkları (gingivitis ve periodontitis) dişetinde kanama ile belirti verirler. Ancak dişetinde kanama her zaman fark edilemeyebilir. Özellikle sigara içenlerde damarların daralması sebebiyle diş eti kanaması baskılanabilir. Bu nedenle altı ayda bir rutin dişeti muayenesi ve gerekiyorsa diş taşı temizliği diş hekimine yaptırılmalıdır. Aksi taktirde dişeti çekilmesi, çene kemiği erimesi ve küretaj tedavisi kaçınılmaz olur.
Gingivitis, sadece dişetinde lokalize olan iltihabi bir hastalıktır. Dişetinde hafif kızarıklık, fırçalarken de ara sıra kanama görülebilir. Zamanında yapılacak diş taşı temizliği ve düzenli fırçalama tedavinin en değerli aşamalarıdır.
Periodontitis ise dişetinde başlayan iltihabın dişi çevreleyen dokulara ve çene kemiğine yayılmasıyla karakterizedir. Bu dişeti hastalığının seviyesine göre diş fırçalama sırasında sürekli ve artar tarzda bir kanama, dişetlerinde sızlama ve ağrı, çene kemiğinde bölgesel erimeler ve buna bağlı dişlerde sallanma, dişeti çekilmelerine bağlı diş hassasiyeti görülebilir. İleri safhaları ise diş kayıplarıyla sonuçlanmaktadır.
Diş eti çekilmesi, seviyesine göre faklı yöntemlerle tedavi edilebilmektedir. Genel olarak üst damak bölgesinden elde edilen diş eti greftleri ile açığa çıkan kök yüzeyleri kapatılır. Küçük bir diş eti ameliyatı gerektiren bu işlemi periodontoloji uzmanları yapmaktadır.
Diş taşı temizliği, dişlerin üzerinde ve çevresinde oluşan, diş plağı ve diş taşlarının mekanik olarak ağızdan uzaklaştırılmasıdır. Yeni yöntem ve modern cihazlarla çok kolay ve ağrısız bir yöntemdir. Eğer zamanında diş taşı temizliği yapılmazsa bulundukları bölgede diş eti iltihabına sebep olurlar. Bu nedenle altı ayda bir diş hekimi muayenesi sırasında gerek duyulursa diş taşı temizliği yaptırılması gerekir.
Küretaj ise, diş eti hastalıklarının ilerlemiş hali olan periodontitis vakalarında, cerrahi olmayan ama lokal anestezi altında yapılan derin dişeti iltihabı temizliğidir. İşlem sırasında hafif bir kanama olabilse de sonrasında dişetinde kanama ve ağrı çok olmaz, dikiş atılmaz.
Diş eti estetiği, diş etlerinin şekil, seviye, renk ve simetrisinin düzenlenerek, daha sağlıklı ve estetik bir gülümseme elde edebildiğimiz pembe estetik yaratmayı amaçlar. Dişetlerindeki uzamış, büyümüş veya asimetrik kısımlar alınır. Yeniden şekillendirilir. Dişlerin boyları diş estetiği amaçlı uzatılabilir. Genellikle bu tedavilerde dikiş yoktur. Tedavi sonrası basit ağrı kesiciler yeterli olabilmektedir.
Periodontal hastalıkların çoğunluğu kronik iltihabı hastalıklardır ve çok ileri aşamalara gelmeden, ağrı gibi fark edilebilir belirtiler vermezler. Bu bağlamda periodontal hastalıklar, çok uzun yıllar boyunca ağızda mevcut olup kayda değer bir belirti vermeksizin ilerleyebilir ve diş kaybına neden olurlar. Dişeti kanaması periodontal hastalıkların her aşamasında görülen hemen hemen tek belirtidir.
Diş eti hastalıkları tedavi edilmezlerse, diş çevresindeki kemiğin erimesi ve dişlerin kaybına yol açabilirler. Bu durum diş estetiğinin bozulması, konuşma bozuklukları ve çiğneme yetersizliğini de beraberinde getirir. Erken teşhis ve sonrasında diş taşı temizliği, küretaj gibi işlemlerle, dişeti ameliyatına gerek olmadan, diş eti hastalığı kontrol altına alınabilir.